Antakya’daki Asi Nehri’nin kenarı sit alanı ilan edilecek

Kahramanmaraş Merkezli Depremlerin Sonuçlarının Bütün Yönleriyle Araştırılması, Depreme Dirençli Yapı Stokunun Oluşturulması ve Kentsel Dönüşüm Uygulamalarının Etkinliğinin Artırılması İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Veysel Eroğlu başkanlığında toplandı.

Komisyonda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı temsilcileri, Kahramanmaraş merkezli depreme ilişkin sunum yaptı.

Çevre Yönetimi Genel Müdürü Eyyüp Karahan, depremler sonrasında enkazın kaldırılmasına ilişkin çalışma yürüttüklerini, enkazın toplandığı alanların belirlenmesi sırasında, alanın tarım amaçlı kullanılan arazi, içme, sulama ve kullanma su rezervuarları olmamasına dikkat ettiklerini söyledi.

Hatay’da 21, Kahramanmaraş’ta 23, Gaziantep’te 14, Malatya’da 7, Şanlıurfa’da 5, Kilis ve Diyarbakır’da 1’er, Adana’da 2, Osmaniye’de 4 ve Adıyaman’da 8 geçici döküm sahasının belirlendiğini bildiren Karahan, Hatay’da 16 milyon 563 bin metreküplük bir enkaz beklentisi olduğunu ifade etti.

Bu rakamın içerisinde mevcut yıkılan enkazın yanı sıra daha sonrasında orta ve ağır hasarlı binaların da dikkate alındığını kaydeden Karahan şöyle bilgi verdi:

“Kahramanmaraş’ta beklentimiz 6 milyon 883 bin metreküp, yaklaşık 15 milyon ton civarı. Gaziantep’te 2 milyon 955 bin metreküp, 6 milyon 501 bin ton olarak hesapladık. Malatya’da 5 milyon 384 bin metreküp yani 11 milyon 845 milyon ton. Şanlıurfa’da yaklaşık 903 bin metreküplük bir enkaz. Kilis’te 250 bin metreküplük bir enkaz. Adana’da 981 bin metreküplük bir enkaz. Osmaniye’de 1 milyon 78 bin metreküplük bir enkaz. Adıyaman’da yaklaşık 4 milyon 202 bin metreküplük enkazdan söz edebiliriz. Diyarbakır’da bu rakam 1 milyon 356 bin metreküp.”

“101 MİLYON TONLUK ENKAZ OLUŞACAK”

Bölgede, beton alçı gibi malzemelerin dönüşümle kullanılıp kullanılamayacağına ilişkin de bir çalışma yaptıklarını bildiren Karahan, bu betonların yollarda ve değişik alanlarda dolgu malzemesi olarak kullanılabileceğini kaydetti. Karahan, “Bölgede bizim yaptığımız çalışmalar, hasar tespit raporlarından hareket ederek yaklaşık 101 milyon tonluk bir enkazın oluşacağı ki bu yaklaşık 46 milyon metreküpe tekabül edecek. Bu daha sora geri dönüşüm çalışmalarında bize ışık tutacak bir çalışma olacak. Burada ayrıca 2,5 milyon ton civarında ekonomiye kazandırabileceğimiz, dolgu malzemesi haricinde bir değer olarak görüyorum.” ifadesini kullandı.

Deprem bölgesinde kimyasalların takibinin yapıldığı bir sistemlerinin olduğunu belirten Karahan, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının da benzer sistemlerinin olduğunu söyledi. Hangi depoda ne kadar kimyasal gübre ve ilaç olduğunu görebildiklerini vurgulayan Karahan, bütün çalışmaları bu noktada yaptıklarını, bu konuda problemin bulunmadığını vurguladı.

“ZEMİN İYİLEŞTİRİLMESİ GEREKTİĞİ ETÜT RAPORLARINA YANSIMIŞ”

Mekansal Planlama Genel Müdürü Yavuz Erdal Kayapınar, 2011 yılından bu yana 28 bin 871 yerleşim alanında afet ve diğer riskleri belirlemek adına mekansal planlama çalışmasının yürütüldüğünü kaydetti. 262 mikrobölgeleme etüt raporunun da tamamlanarak onaylandığını aktaran Kayapınar, bunun ülke düzeyinde toplamda yaklaşık 384 bin 784 hektarlık alana denk geldiğini dile getirdi.

Bursa, Tokat, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Balıkesir, Malatya ve Hatay’da mikrobölgeleme etüt çalışmasının örneklerini gösteren Kayapınar, Hatay’da 90 bin hektarlık alanda 2017 yılında mikrobölgeleme çalışmasının yapıldığını, uygun olmayan alanların belirlendiğini söyledi. Kayapınar, “Asi Nehri geçiyor içinde. Bunun yıllar içerisinde oluşturduğu alüvyon durum var. Sıvılaşma riski olabilecek alan da tarif ediliyor. Mikrobölgeleme etüt raporlarında tüm bunlara vurgu yapılmış. Yapılaşma için zemin iyileştirilmesinin yapılması gerektiği etüt raporlarında ifade edilmiştir.” dedi.

Komisyon Başkanı Eroğlu’nun mikrobölgelemenin yapıldığını ancak Hatay’ın İskenderun ilçesinde belirlenen alanlarda neden yapılaşmanın sürdüğünü sorması üzerine Kayapınar, “Bu yapılaşmalar zaten olmuş, rapor 2017’e ortaya konuldu.” yanıtını verdi. Bunun üzerine Eroğlu, “Hatay’da bu alanlara imar verilmemesi lazım.” dedi. Türkiye’de planların geriden geldiğini vurgulayan Eroğlu, en büyük sıkıntının bu olduğunu kaydetti. Eroğlu, “Artık bu yerlerde kati suretle yapılaşmaya müsaade etmememiz gerekiyor. İnşat müsaadesi veren kim varsa bunları sorumlu tutmamız lazım. Adamın bir tane teknisyeni var, yeni mezun olmuş, bir belde belediyesinde 18 katlı binaya ruhsat veriyor. Bu olmaması lazım. Bizim bu konularda tedbir almamız lazım.” diye konuştu.

Hatay’da yıkık, acil yıkılacak ve ağır hasarlı binaların yoğun olarak bulunduğu alanlarda plan, proje, tasarım çalışmasının yürütüldüğünü bildiren Kayapınar, “Belki bazı alanlar yapılaşmaya kapatılacak, kat sayıları düşecek, yoğunluk düşülecek, böyle tedbirleri bu planlama çalışmalarında ele alıyoruz.” ifadesini kullandı.

“KÖYLERİ DÖNÜŞTÜRELİM”

Veysel Eroğlu da Kayapınar’dan büyükşehir dışındaki yerlerde özel idarelerin önünü açmalarını istedi. Eroğlu, “Bir şekilde onlar plan yapsınlar, köyleri dönüştürelim. Çünkü bütün köylerin yolları yapıldı, hatta sıcak asfalt yapıldı ama yerleşim çok kötü, onu özellikle yaşanabilir hale getirelim. Çünkü köyde insan kalmıyor, yani zirai arazileri işleyecek adamlar yok.” değerlendirmesinde bulundu.

Yerel Yönetimler Genel Müdür Yardımcısı Emrullah Töremen, depremden toplam 162 belediyenin etkilendiğini aktardı. Deprem bölgesindeki belediyelerin hasar tespitine ilişkin de bilgi veren Töremen, “66 belediyeden şu anda dönüş oldu. Yaklaşık 6,2 milyarlık bir hasar tespiti söz konusu.12 belediye, hasarlarının olmadığını bildirdi.” dedi.

TOKİ Başkan Yardımcısı Vekili Dursun Baştürk de deprem dolayısıyla ihtiyaç olarak tespit edilen 468 bin konut yapılmasının söz konusu olduğunu, bunun 68 bininin martta ihalesini tamamlamayı öngördüklerini belirtti. İki ayda da 211 bin konutun ihale çalışmalarını tamamlamayı öngördüklerini kaydeden Baştürk, “Mayıs sonu itibarıyla da 240 binlerde konut imalatına başlamış olacağız.” ifadesini kullandı.

TOKİ Toplu Konutları Projeleri ve Araştırma Dairesi Başkanı Ahmet Kutluğ Gayretli, fay hatlarına minimum 500 metre uzaklıktaki yerlere yerleşmeye çalıştıklarını söyledi. Bu konuda Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğünün (MTA) diri fay haritasından yaralandıklarını belirten Gayretli, TOKİ’nin yer seçiminde, fay hatlarının dikkate alındığını vurguladı. Şu ana kadar ihalesini gerçekleştirdikleri konutların hiçbirinde zemin iyileştirmesi yapmaya bile gerek duymadıklarını ifade eden Gayretli, “Biz özellikle zemin-proje ilişkisini çok önemsiyoruz, yani doğru zemin, doğru proje, doğru kontrollükle yapılan bizim binalarımızın bu zor sınavdan başarılı çıktığımızı düşünüyoruz.” diye konuştu.

“HEM TAPU HEM DE KADASTRO KAYITLARI SİSTEMDE VAR”

Komisyon Başkan Veysel Eroğlu, TOKİ’ye Antakya için hatırlatmada bulundu. Eroğlu, “Antakya asırlar öncesinden yıkılmış, tekrar kurulmuş, birtakım mozaikler ortaya çıkmış Asi Nehri kenarında. Bunları da dikkate alacağız, orayı sit alanı ilan edeceğiz. O bakımdan oralarda herhangi bir yapılaşma olmamasını istiyoruz.” dedi.

Tapu ve Kadastro Genel Müdür Yardımcısı Tamer İnan, milletvekillerin “Deprem sırasında evraklar göçük altında kaldı, belgeleri ne yaptınız?” sorusuna, “Sistemsel olarak Türkiye Tapu’ya geçeceğimiz için, hem tapu kayıtları hem de kadastro kayıtları sitemde var.” yanıtını verdi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir